Makine Çevirisinin Profesyonelliği Üzerine

Bir metnin neden bahsettiği ile çeviri ve yerelleştirmenin birbirinden çok farklı kavramlar olduğunu, anlam, bağlam, algı, tecrübe ve kültür yumağından oluşmuş insan dokunuşunun çevirideki önemini, kalite süreçlerini ve gerekliliklerini; düzelti, ana dil okuması, yerelleştirme basamaklarını vs detaylıca tartışmıştık. Dil endüstrisindeki çeviri ihtiyacının %80’e yakınının kurumsal çevirilerden oluştuğu için hiçbir firmanın stratejik önemdeki bir doküman için kaderini “gelişmekte olan bir teknolojinin” ellerine bırakmayacak kadar tedbirli olduğunu da eklemiştik.

Üzerinden 5 sene geçmesine rağmen çeviri sektörünün ayakta kalması ve hatta büyümesi de bu savımızı doğrular nitelikte. Fakat makine çevirisi olgusu şu anda çok daha başka bir boyutta, çeviri kelimesine bakış da!

Bedava sirke, baldan tatlı mı? Peki, bal ödemesi yaptığımız halde sirke alıyorsak?

Makine çevirisindeki iyileşme ve nöral sisteme geçilmesi ile aynı anda oluşan düşük kaliteli ama hızlı ve ekonomik çeviri ihtiyacı kesişince MTPE kavramı hayatımıza girdi. Özellikle şirket içi eğitim materyalleri, yenilenen kullanım kılavuzları, finansal evraklar ve e-ticaret verileri gibi benzerlik düzeyi yüksek, riski düşük dokümanlar için tavsiye ettiğimiz bu konsept; anlama, analiz alma, raporlama ve istatistik oluşturma hedefinizde yer alan; hızlıca ve düşük maliyetle çözmeniz gereken çevirilerde kullanılmaya başladı. Fakat bahsedilen olgunun ISO 18587’de belirtildiği gibi makine çevirisi sonrası düzelti olduğunun ve stratejik açından önemi olmayan süreçlerde tercih edilmesi gerektiğinin unutulmaması gerekiyordu. Bu hizmeti veren tüm işletmelerin en azından bu sertifikaya sahip olarak gerekliliklerini yerine getirmesi ya da en azından tüm eğitimi almasalar dahi ana hatlarıyla süreci uygulamaları şarttı.

Fakat bazı çeviri işletmeleri veya çevirmenler bu olayı oldukça yanlış anlamış olmalılar. Müşterilere “human translation” kalitesi taahhüt ettiğinizde süreçte görev alan çeviri ekibinin metninizi Google Translate’e atıp enter tuşuna basmaktan fazla şeyler yapmasını beklersiniz.

Bir çeviri işletmesinden çeviri hizmeti alırken ne için ödeme yapıyorsunuz?

Sürecin çeviri etiğine birebir karşı olması, açık kaynak koduna gizlilik içeren metinlerin doğrudan yerleştirilmesi ve diğer sakıncalarından hiç bahsetmeyeceğiz bile. Bazen çeviriyi 9-10 kalite adımından geçirsek dahi mükemmel kılmak için uğraşıyoruz. Ön okuma, sektör araştırması, terminoloji hazırlığı, çeviri için en doğru ekibi seçme, risk yönetimi tamamlanarak atama, çeviri sürecindeki soru/sorunların çözülmesi, terim denetimi, genel denetim, copy editing, ana dil okuması, yerelleştirme, spot check, son okuma gibi adımlardan geçirmeden teslim edemeyeceğimiz metinler mevcut. Bunların her birinin ayrı maliyet gerektirdiğinin ve bir de bütün bu süreci eksiksiz yönetecek bir orkestra şefine yani proje yöneticisine de ihtiyaç olduğunun farkındayız. Oysa çeviri bir kalem gibi gözle görülür, elle tutulur bir mal olmadığından kalitesi de öznel yargılara maruz kalabiliyor. Bir çeviri işletmesinin bir görevi ise bütün eleştirilerin de üstünde, herkesçe kabul görecek bir metin ortaya koymak da olabiliyor.

Bütün bu adımları ve proje yönetimini es geçmenin kestirme bir yolu yok ama işin işinden “kalite” kelimesini tümden çıkarırsanız kestirme bir yolu var. Ayrıca bu yöntem aynı zamanda maliyetleri de sıfıra indiriyor. Böylece sudan ucuza işi hallediyorsunuz. Google Translate’e metni koyuyor, dil çifti seçiyor ve enter’a basıyorsunuz. Karşınızda 2000 kelime için size göre pahalı onlara göre oldukça uygun maliyetle ve en az bir gün talep eden bir çeviri işletmesi yerine anında çıktınız hazır! Peki, bu çıktı, çeviri mi? Kesinlikle bir çıktı olduğu kesin ama kesinlikle bir çeviri olmadığı da kesin.

Çalıştığınız çeviri işletmesi o yüzden inanılmaz hızlı bir teslim süresi ve tüm rakiplerinin yarısı gibi bir ücret talep ediyorsa satın aldığınız çıktının ne olduğunu sorgulamakta fayda var, çünkü sürecin en düşük şekilde işlemesinin de bir maliyeti var ve bu sıfır değil!

Çalıştığınız çeviri işletmesinin güvenilirliğini nasıl anlarsınız?

Çeviri hizmeti ortaya koyulan bir ürünün aktarımından ziyade çevirmenler, editörler ve dil uzmanlarının bir uçta, hizmet talep eden müşterilerin ise diğer uçta olduğu bir iletişim süreci. Profesyonel bir çeviri işletmesi ise bu iletişim sürecinde taraflar arasındaki aktarımı en etkili şekilde yönetmeyi amaç edinmiş bir köşetaşı niteliğinde. Çalıştığınız çeviri işletmesinin bu yaklaşıma sahip olup olmadığını ise hizmet paketleri ve gerek çeviri süreci, gerekse hizmet öncesindeki iletişimden rahatça anlayabilirsiniz.

 İkinci unsura değinecek olursak, bir çeviri işletmesinin kalitesinin en büyük göstergelerinden biri iletişim kanallarında şeffaflığı gözetmesi diyebiliriz. Kolay erişilebilir makine çevirisi servislerinin varlığı, çevirinin profesyonel bir hizmet süreci olduğu gerçeğini rafa kaldırmaz. Bu hizmeti layıkıyla sağlayan çeviri şirketleri ise her fırsatta uyguladıkları özenli ve çok yönlü süreci müşterilerine tam şeffaflık ilkesiyle anlatma kaygısı güder. Kaynak metninizin Proje Analizi, Proje Yönetimi, Çeviri Süreci, Çeviri Kontrolü olarak sınıflandırdığımız oldukça detaylı süreçlerden geçerek “Çeviri Teslimi” sürecine geldiğini bilmek, bir çeviri işletmesinden ne beklemeniz gerektiği konusunda size bir fikir verebilir.

İletişim kanallarının yanı sıra hizmet içeriklerinde de tam şeffaflık ilkesinin gözetildiğinden emin olmak için size sunulan hizmet paketlerine bir göz atabilirsiniz. Çünkü profesyonel bir çeviri işletmesinde müşterinin her türlü talebine dair bir hizmet mevcut olacaktır. Yani eğer müşteri belgesinin yalnızca çeviri sürecinden geçip detaylı bir editing (düzenleme) sürecine girmesini istemiyorsa buna uygun hizmet paketini seçebilir. Müşteri makine çevirisi istiyorsa, bunu da kendisi seçme şansına sahiptir. Fakat çeviri işletmesi üstün kalite taahhütünde bulunmuşsa, makine çevirisine bakış açısı Google Translate çıktısını alanında uzman olmayan bir editörün kontolü sonrası teslim etmek olmayacaktır. Örneğin Stratejik öneme sahip ve/veya resmi kurumlara teslim edilecek metinlerde çevirisi ve editör kontrolü tamamlanmış doküman detaylı bir redaksiyon sürecinden geçer. Bu kapsamda dil, anlatım, içerik vb. yönlerinden de gözden geçirilir, kalite denetleme aşamaları tamamlanır ve ibraz edilecek kurumun taleplerine göre formal olarak düzenlenerek teslime hazır duruma getirilir. Dünya pazarını hedeflediğiniz metinlerde ise metniniz ana dil tercümanımız tarafından okunarak hedef kültürün algısına daha uygun hale getirilecek şekilde revize edilir. Bu aşamada müşterimizin spesifik olarak tercih ettiği hedef kitle doğrultusunda planlama yapılır (UK İngilizcesi veya US İngilizcesi gibi). Projenin bu aşamasında doğrudan ana dil tercümanları/editörleriyle (native speaker) işbirliği yapılır.

Transkreasyon ise bambaşka bir süreçtir. Reklam kampanyaları, sloganlar, kelime oyunları, deyimler veya slogan barındıran tanıtım evrakları bu kapsamda ele alınır. Tüketiciye iletilmek istenen mesajın içeriği, üslubu, tonu ve bağlamı korunarak hedef dile adapte edilir, yeniden yazılır, yeniden yaratılır, aktarıldığı hedef kültürde de aynı duyguları uyandırır ve aynı anlamları taşır. Kültürler arası pazarlamadaki dil engellerini aşar, farklı dillerde farklı anlamlara gelen kelimelerin kullanımı gibi tehlikelerden arındırılır.

Gelin görün ki profesyonel bir çeviri işletmesi, her hizmet paketinden ne beklemeniz gerektiği konusunda da şeffaflık ilkesi ile size önerilerde bulunur.

Üçüncü olarak çeviri işletmeleri süreki çalıştıkları müşteriler için şirkete özel proje yönetimi, stil kılavuzu ve veri tabanı ile ilerler ve tekrarlı projeler ve benzerlik oranları üzerinden ek indirimler tanımlayabilir. Bu aynı zamanda tutarlılık, hız ve dil bütünlüğünü de yanında getirir.

Çeviri maliyetlerinizi sıfırlayın; “enter” tuşuna kendiniz basın (!)

Profesyonel bir çeviri hizmeti alıyorsanız, aldığınız hizmetin çeviri olduğundan emin olmak gerek. MTPE alıyorsanız, bunu kabul etmiş olmanız gerek. Sadece Google Translate çıktısı alıyorsanız buna ödeme yapmamanız gerek, çünkü Google bu hizmeti ücretsiz sunuyor zaten.

Woloszyk’in işaret ettiği gibi, “Bir çeviri tedarikçisi (yeminli olsun ya da olmasın) kanun karşısında tanımlanmamış olsa bile ücret karşılığında çeviri yapıyor ise orada profesyonellikten bahsetmeliyiz. Yasal bir tanım olmasa da belirli bir kavramı yorumlamada sınırsız takdir yetkisinden bahsedemeyiz.”

Polonya’da işte tam da bu olaya karşılık 2013 yılından beri sürmekte olan ve bir müşterinin çeviri işletmesine “düşük kalite” sebebiyle ödeme yapmaması üzerine açılan dava sonuçlandı ve tüm çeviri sektörü için emsal teşkil edecek bir karar çıktı.

Tespitlere göre çeviri işletmesi çevirinin% 92’sini Google Translate’i kullanarak tamamladı ve o zamanlar IT öğrencisi olan ve İngilizce dil yarışmasında derece alan bir öğrenciye sadece post edit ile düzenleterek teslim etti. Mahkemede dil uzmanları nihai çıktının taahhüt edilen kalitede olmadığını ve yayınlanması amaçlanan bir metinden bekleneceği gibi olmadığına kanaat getirdi. Mahkeme firmanın çeviri işletmesine ödeme yapmamasına ve ayrıca mahkeme masraflarının çeviri işletmesince karşılanması gerektiğine hükmetti.

Bunun yanında gizlilik, fikri mülkiyet hakları ve bir çeviri projesinin kalitesinin önemi de vurgulanmış oldu.

 Ayrıca “profesyonel çevirmen” tanımı yapıldı. Buna göre

  • Çevirmenin, çeviri süreci ve teknikleriyle ilgili lisans eğitimi almış olması
  • Metnin uzmanlık alanı konusunda terim, bilgi ve deneyim sahibi olması
  • Çeviri ile ilgili kuralları bilmesi şart koşuldu.

Ülkemizde dil endüstrisinde bir öncü niteliğindeki MYK UMS – 6 Çevirmen Standartlarında çevirmen tanımı yapılırken dahi zaten bu durum net bir şekilde tanımlanmıştır.

Madde 2: “Çevirmen (Seviye 6), ilgili mevzuat ve/veya sözleşme, İSG önlemleri, kalite standartları ve hizmet prosedürleri çerçevesinde çeviri süreçlerinin iş organizasyonu ile hazırlık faaliyetlerini gerçekleştiren; sözlü çeviri, işaret dili çevirisi ve/veya yazılı çeviri faaliyetlerini yürüten ve bireysel mesleki gelişimini sağlayan nitelikli kişidir.” Dolayısı ile çevirmen olabilmek için yine meslek standardında bahsedilen çeviri sürecinin tamamını layıkıyla yerine getirebilecek nitelikte olunmalıdır.

Bu sürece göre İSG ve çevre koruma ile ilgili önlemleri almak, iş organizasyonu yapmak, çeviri öncesi hazırlık yapmak, yazılı/sözlü çeviri yapmak, çeviri hizmeti ile ilgili kalite faaliyetlerini yürütmek, mesleki gelişim faaliyetlerinde bulunmak meslek profilinde çevirmenin görev, işlem ve başarım ölçütleridir.

Standartlarla beraber yakında kabulünü beklediğimiz Çevirmen Yeterliliklerinin dünyada olduğu gibi ülkemizde de yankılarının çeviri sürecinde kaliteye vurgu yapacağını umuyor ve meslekleşme için çalışmaya devam ediyoruz.

Bu amaç doğrultusunda çevirmenliğin etik ve profesyonel ilkeler çerçevesinde var olan bir işkolu olduğunu hizmet politikalarımıza yansıtmak başlıca görevimiz. Çevirmenlerimize kusursuz işlemesini hedeflediğimiz bir “iletişim sürecinin” ana bileşeni olduklarını her fırsatta hatırlatıyor ve işletmemiz bünyesinde kendilerini geliştirme olanağı sunuyoruz.