Futbol, milyonlarca insan tarafından takip edilen bir spor dalıdır. Ulusal ve uluslararası birçok turnuva içerisinden en çok bekleneni ve rağbet göreni diyebileceğimiz FIFA Dünya Kupası’nın 2018 finali 15 Temmuz’da oynandı. 32 ülkenin rekabet ettiği bu turnuvada yüz binlerce taraftar da takımlarını yalnız bırakmamak adına turnuvanın ev sahipliğini yapan Rusya’ya akın etti. Katılan ülkelerin resmi dillerine bakıldığında toplam 16 farklı dil karşımıza çıkıyor. Fakat, bu eşsiz turnuvayı yalnızca katılan ülkeler değil; Türkiye, Hollanda ve İtalya gibi turnuvaya katılmaya hak kazanamayan ülkelerin taraftarları da yakından takip etti. Bu kadar farklı dil ve kültürden insanların birlikte geçirdiği bir ay boyunca gerek sözlü gerekse yazılı çeviri büyük ihtiyaç haline geldi.

Gönüllü İletişim Uzmanları
FIFA, resmi internet sitesinde yaptığı duyuruyla birçok konuda gönüllü çalışan insanlara ihtiyaç duyduklarını açıkladı. Gerek yazılı gerekse sözlü çeviri ihtiyacı son derece fazla olduğu için bu gönüllü çalışan ilanlarına çeviri konusu da eklendi. Bu seneki ev sahibi Rusya olduğu için, FIFA’nın gönüllülerden istediği en önemli nokta Rusçaya ve başka bir yabancı dile hâkim olmalarıydı. FIFA, bünyesindeki Dil Hizmetleri Departmanı’nın yanı sıra, böyle organizasyonlarda serbest çevirmenlerle ve gönüllü olarak yer almak isteyen çevirmenlerle çalışıyor ve böylece birçok insanın organizasyonda rol almasını sağlıyor. FIFA, yaptığı bu hazırlıkla oluşabilecek iletişim sorununun üstesinden gelmeye çalıştı.

Teknolojinin Yardımı
Rusya’da misafir olan taraftarlar; yardımsever insanların veya çevirmenlerin yardımıyla gerekli iletişimi kurabiliyordu. Moskova ve St. Petersburg gibi büyük şehirlerde İngilizce veya diğer dilleri konuşabilen insan sayısı diğer küçük şehirlere göre çok daha fazla olmakla beraber, bu insanları bulmak kimi zaman -özellikle geceleri- mümkün olmuyordu. Bu gibi durumlar için çoğu taraftar kupa öncesinde temel düzeyde Rusça öğrenmeye çalıştı. Kısa bir sürede Rusça öğrenmek elbette kolay olmadı, bu yüzden insanlar çareyi Google Translate’de buldu. Google Translate’e gelen çevrimdışı çalışma ve kamera ile anında çeviri yapma özelliği yurtdışından gelen taraftarların en büyük yardımcılarından birisi oldu. Bütün dilleri desteklemese de, gerekli dil dosyaları indirildikten sonra çevrimdışı çalışma özelliği kullanılabilir hale geliyor. Ayrıca kamera ile çeviri yapma özelliği ile de kameranın yöneltildiği noktadaki yazıları, desteklenen dile anında çevirmek mümkün. Bu özellik de alfabelerin farklılıklarından doğacak sorunları bir ölçüde engellemiş oldu.
Saha İçindeki İletişim
Taraftarların iletişiminin yanı sıra, bir de saha içindeki iletişim konusu var. Aslında birçok durumda (faul, gol, ofsayt vb.) hakemler, futbolcular ile hareketler, kartlar ve kullandıkları düdük sayesinde anlaşabiliyor. Fakat itiraz durumunda takım kaptanları hakem ile sözlü olarak konuşmak zorunda kalıyor. Genellikle bu durumda İngilizce konuşularak anlaşılıyor fakat FIFA tarafından belirlenmiş bir İngilizce konuşma zorunluluğu bulunmuyor. Böyle olunca da kimi zaman saha içerisinde iletişim kopukluğu oluyor. Hakemlerin, kartları kullanarak oyuncularla iletişim kurduğundan bahsetmiştik. Bu kartlar ilk defa 1970 Dünya Kupasında kullanılmaya başlandı. Bu turnuvadan önce hakemler oyunculara uyarılarını sözel yolla yapıyor ve maç sonrasında raporluyordu. Alman bir hakem ve İspanyol bir oyuncu arasında yaşanan iletişimsizlik sonucu bu konuya farklı bir yol bulunması kararlaştırıldı ve trafik ışıklarından esinlenilerek bu kartların sarı (uyarı) ve kırmızı (ceza) renkte olması uygun görüldü.

KAYNAKÇA