Dünya üzerinde tek bir dilin tüm insanlığı kapsayıp; iletişim, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde tüm insanları tek bir çatı altında toplayıp toplayamayacağı konusu son zamanlarda gündeme gelmektedir. Tüm insanların anlaşması için bir dil yeterli değil midir? Neden bu kadar farklı dil var ve insanların anlaşması neden bu kadar zor? Bu sorular üzerine insanlık tarihi boyunca tartışılmış ve hala tartışılmaya devam etmektedir.

Tayland sahilinde “gözleri yunuslar gibi gören çocuklar” vardır. Kültürel ve çevresel etmenler hayatlarını denizden çıkaran bu göçebe Moken kabilesi üyelerinin günlük hayatlarını yaşama biçimlerini şekillendirerek gözbebeklerini su altında birçoğumuzun beceremeyeceği biçimde ayarlamalarına olanak sağlamıştır.

Makine çevirisinin çevirmenlerin yerini alacağı tartışıla dursun, çevirmenin sezgisine, yeteneğine ve dile olan bağlılığına övgü niteliğinde küçük bir dil yarışması hazırladık. Farklı dillerden Türkçede tam karşılığı yer almayan kelimeler seçip, çevirmenlerden sadece ipuçlarını takip ederek anlamlarını tahmin etmelerini istedik. Yoğun katılım için teşekkür ediyor, çevirmenlerin bağlama dayalı çözümleme yeteneklerini tebrik ediyoruz. Kazanının ödülünü bugün iletiyoruz.

National Geographic 2018 tarihli bir raporunda, “UNESCO Tehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası”na göre 1950 ve 2010 yılları arasında 230 dilin yok olduğunu” belirtiyor. Bugün dünyadaki her üç dilden birinin 1000 kişiden daha az konuşuru var. İki haftada bir, bir dil son konuşuruyla birlikte yok oluyor. Tehlikedeki dillerin yüzde elli ila doksanının önümüzdeki yüzyılda yok olacağı öngörülüyor.