Yapay Diller Üzerine

Küresel Dil

Dünya üzerinde binlerce farklı kültür ve dil bulunmaktadır. Bu farklılık ve çeşitlilik sayesinde özgün kültürler ve toplumlar ortaya çıkmış olsa da, Babil Kulesi Efsanesi’nde olduğu gibi, insanlar arasındaki iletişim sınırlı kalmıştır. Dil uzmanları olan çevirmenler tarafından bu çeşitliliğin getirdiği iletişimsizlik faktörü bir nebze azaltılmıştır. Çevirmenlerin küreselleşen dünyaya verdiği destekle toplumlar arasındaki sınırlar kalkmaya devam ediyor fakat bu sınırları kaldırmak ve uluslararası iletişimi sağlamak için farklı bir fikir daha var: Küresel bir dil oluşturmak.

Küresel dil oluşturma fikrinin farklı coğrafyalarda çok uzun sürelerdir var olduğu görülüyor. Dil bilgisi, yazım düzeni ve kelimeleri uzmanlar tarafından oluşturulan yapay diller ile bu konu hakkında farklı girişimler görülmüştür. Bâleybelen, Volapük ve Esperanto yapay dilleri bu konudaki en büyük örnekler olarak gösterilebilir.

Bâleybelen 

https://www.realmofhistory.com

Bâleybelen, bu girişimlerin en eskilerinden birisi sayılabilecek niteliktedir. 16. yüzyılda Muhyî-i Gülşenî tarafından ortaya konulmuş bu yapay dil, ilk başlarda bilginin gizli paylaşımı amacını taşır. Fakat Gülşenî’nin vatandaşı olduğu Osmanlı Devleti’nin sınırlarının o dönemde çok büyük alanlara yayılmış ve Osmanlı’nın farklı kültür, din, dil ve ırklardan insanlara ev sahipliği yapıyor olması sebebiyle Gülşenî’nin ürettiği bu dilin ülke genelindeki iletişimin sağlanmasını başaracak dil olması konusundaki düşünceleri mevcuttu. 

Muhyî-i Gülşenî’nin kendisi ve öğrencileri bu dil ile eserler bırakmış olsa da Gülşenî’nin vefatından sonra bu dil neredeyse hiç kullanılmaz hale gelmiştir. Gülşenî’nin bu dil için ürettiği sözlüğe ait kopyalar, Princeton Üniversite Kütüphanesi ve Fransa Milli Kütüphanesinde bulunmaktadır.

Volapük

https://www.german-way.com

Almanyalı bir rahip olan Johann Martin Schleyer tarafından 1879-1880 yıllarında üretilen dildir. Rüyasında Tanrı tarafından -uluslararası bir dil- üretmesi söylendiğinden bahsedilir. Bunun üzerine 1880’li yıllarda yaptığı konferanslarla ses getiren Johann Martin ile Volapük 1889 yılında büyük kitlelere ulaşır. 200’ü aşkın kulüp, yaklaşık 25 dergi ve 25 ayrı dil için basılmış 316 eğitim kitabıyla insanları etkiler. Yapılan konferanslarda kurulan akademi içerisinde fikir ayrılıkları olması sebebiyle Johann Martin farklı bir akademi kurar fakat bu akademinin ömrü pek uzun olmaz. Genel olarak bu anlaşmazlıklar sebebiyle düşüşe geçen Volapük’ün yerini Esperanto almaya başlar.

Esperanto

L. L. Zamenhof tarafından üretilen Esperanto, en yaygın yapay dil olarak karşımıza çıkar. Yıllarca süren çalışmasını 1887 yılında yayımlayarak, Volapük’ün yaygınlığının da azalmasının fırsatıyla popülerleşen Esperanto, “Umut eden kişi” anlamına gelmektedir. 1900’lerin başında yakaladığı yaygınlık ile birçok kongre ve toplantının konusu olmuştur. Güncelliği ve kullanımı hâlâ devam etmektedir. Vatikan Radyosu internet sitesinin Esperanto versiyonu bulunmaktadır. 1908 yılında kurulan Esperanto Dünya Birliği’nin UNESCO ve Birleşmiş Milletler ile günümüzde resmi ilişkileri bulunmaktadır.