Çevirmenler İçin Çalışma Programı

Çevirmen, profesyonel olarak gerçekleştirdiği çeviri eylemi dışında aynı zamanda bir iletişim uzmanıdır ve bu sebeple ilk önce kendi diline ve kültürüne son derece hâkim olmalıdır. Farklı dilleri konuşan insanlar arasındaki iletişimin sağlanmasında rol oynayabilmesi için farklı diller ve kültürleri iyi öğrenmesi de gereklidir. Bunlarla birlikte çevirmen; araştırma, bilgi edinme ve her türlü iletişimsel faaliyete karşı açık olmalı, meslek etiğine uymayan durumlardan kaçınmalıdır. Bu yazıda, UMS-6 Çevirmen stantlarını kaynak alarak, çevirmenler için uygun bir çalışma programı derledik.

Çeviri İçin Uygun Çalışma Oranı

Mütercimler, yani yazılı metin çevirisi yapan çevirmenler, genellikle ofis ortamında ve bilgisayar başında çalışır. Ofis yöneticilerinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda aldığı önlemlerin yanı sıra, çevirmen de kendi sağlığı ve güvenliğinden sorumludur. Ruhsal ve fiziksel sağlığını korumak amacıyla; doğru oturma pozisyonları, sağlıklı beslenme ve verimli çalışma konularında bilgi sahibi olmalıdır.

Tercümanlar, yani sözlü çeviri yapan çevirmenler için ise çalışma ortamı yapılacak işe göre değişkenlik gösterebilir. Simultane çeviri yapanlar için en önemli kriter çalışma ortamlarında bulunan mikrofon ve kulaklık gibi teknik ekipmanların sorunsuz çalışması ve çeviri kabininin konuşmacıyı rahatça görebileceği bir konumda olmasıdır. Öte yandan, çeviri kabini haricinde yapılan sözlü çeviri işleri için de çevirmenin konuşmayı rahatça duyabileceği ve görebileceği bir ortam sağlanması gereklidir. Bu kriterler sözlü çevirinin kalitesini doğrudan etkilediği için çevirmen bu şartların sağlanmasını yetkililerinden talep etmelidir.

 

 

Çeviri Öncesi Çalışmalar

Bir çevirmenin uzmanlık alanı seçmesi ve üstlendiği çeviri projelerini o uzmanlık alanından tercih etmesi hem kendi çalışma psikolojisi hem de yaptığı çevirilerin kalitesi açısından önemlidir. Kimi zaman, piyasa koşulları ve iş yoğunluğu sebebiyle, alınan işler her zaman uzmanlık alanlarımızı içermeyebilir. Bu durumda yazılı çevirmenler için de sözlü çevirmenler için de bir ön çalışma zorunluluğu doğuyor.

Meslek etiği açısından verilen işi zamanında teslim etmek çok önemlidir. Metni dil kullanımı, hedef kitle ve metin özellikleri gibi birçok açıdan değerlendirdikten sonra teslim süresini belirlemek gerekir. Ayrıca, kaynak metnin terminolojisine hâkim olmayan bir çevirmen çeviriye başlamadan önce kesinlikle terimce ve metnin içeriği ilgili araştırma yapılmalıdır. Kaynak metin, yazı yazma alanında başarılı kişiler tarafından yazılmış olmayabilir. Anlatım bozukluğu ve noktalama işaretleri konusunda çok fazla yanlışı olan metinler için gerektiği durumda metnin yazarıyla iletişime geçilmeye ve söylenmek istenenin ne olduğu anlamaya çalışılmalıdır. Sonrasında metin, hedef kitleye ve metin geleneğine uygun sözcükler ve yapılar kullanarak çeviri tamamlanır.

Sözlü tercümanlar için en önemli noktalardan birisi de konuşma yapacak olan kişinin aksanına aşina olmasıdır. Bu konuda, konuşmacının eski bir konuşmasını dinlemek veya konuşma öncesinde tanışıp; dil kullanımı, aksanı vb. özelliklerini öğrenmeye çalışmak gerekir. Ayrıca, eğer konuşmanın konusu belliyse, bu konuda karşılaşılabilecek terimler ile ilgili araştırma yapılmalıdır. Bu durumda, konuşmacının farklı gelebilecek aksanından veya çevirmenin eksik terminoloji bilgisinden dolayı sorun çıkma olasılığı azalır. Bununla birlikte, çeviriden önce -varsa- teknik altyapının çalışıp çalışmadığını kontrol etmek gerekir. Bu görev, çevirmenin sorumluluğunda olmasa da ortaya çıkabilecek sorunlardan mağdur olabilecek kişilerden birisi de çevirmendir. Ardıl çeviri için ise, yine konuşmacı ve konuşma konusu hakkında önceden bilgi edinmek gerekir. Diğer taraftan, eğer çevirmen not defteri gibi yardımcı araçlar kullanacaksa bunların hazırlığını tamamlamalıdır.

 

Çeviri Sonrası Çalışmalar

Mütercimler için çeviri sonrası çalışmaların en önemli unsuru çeviriyi kontrol aşamasıdır. Çeviri sürecinde dikkat dağınıklığı ve teknik hatalardan dolayı yanlışlıklar oluşabilir. Çeviriyi, bu hataları düzelttikten sonra teslim etmek gerekir. Sonraki işlerinde yardımcı olması için, bu metnin çeviri ve terimce dosyasını kaydetmelidir. Böylece hem kendisi için hem de müşteri için gelecekte doğabilecek ihtiyaçların karşılanması kolaylaşır. Fakat bu noktada belgenin gizliliği gibi çok önemli bir sorumluluk söz konusudur. Çeviri üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin, çevirisi yapılan belgenin bir kısmı veya tamamı asla ve asla üçüncü kişilerle paylaşılamaz. Sözlü çevirmenler için bir kontrol aşaması mevcut değil, fakat terminoloji kaydı ve gizlilik konusundaki sorumluluklar geçerlidir.

 

Yasal İşlemler

Çeviri öncesinde çevirinin fiyatı ve süresi gibi kararlaştırılan unsurlara sadık kalmak gereklidir. Serbest olarak çalışan çevirmenle bu süreyi kendisi belirlerken, bir çeviri şirketi bünyesinde çalışan çevirmenler genellikle bu işlerle uğraşmaz. Fakat bu iki durumda da çevirmenin süreye uyması gereklidir. Çeviri bittikten sonra ise; çeviri ücretinin tahsil edilmesi, yasalara uygun olarak faturalandırılması ve vergilendirilmesi zorunludur. Yukarıda bahsedilen belgenin gizlilik politikasıyla ilgili tüm sorumluluk çevirmene aittir ve ihlal edilmesi durumunda yasal işlem başlatılır.

 

 

 

Çevirmenlerin bu şekilde müşterek bir disiplin ile çalışması, çeviri sektörün ve çevirmenlerin layık olduğu değeri ve hakları elde etmesi yönünde olumlu mesafe katetmesini sağlayacaktır.