Birleşmiş Milletler Genel Kurulundan bir konuşma izlediğimizde çoğunlukla kürsüdeki kişiye odaklanırız. Söyledikleri, yaptığı vurgu ve konuşmasına verilen tepkiler dikkatimizi çeker. Oysa aynı sözlerin farklı dillerde anlaşılmasını sağlayan başka bir çalışma daha vardır: çeviri.
Kulaklıklardan duyulan seslerin, farklı dillerde yayımlanan belgelerin ve tutarlı kullanılan kavramların arkasında dil profesyonellerinin emeği bulunur.
24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü, BM Şartı’nın 1945’te yürürlüğe girmesinin yıl dönümüdür. 2026’da kuruluşunun 81. yılını tamamlayan BM’yi anarken, uluslararası iletişimi mümkün kılan bu emeğe de yakından bakmak istiyoruz.
193 üye devlet, altı resmî dil
Bugün Birleşmiş Milletlerin 193 üye devleti bulunuyor. Farklı tarihleri, kültürleri ve öncelikleri olan bu devletlerin görüşlerini paylaşabilmesi, karşı tarafın ne söylediğini doğru anlamasını gerektiriyor.
BM’nin altı resmî dili Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça ve İspanyolcadır. Resmî dil ile çalışma dili ise aynı kapsamı ifade etmez. Organların uygulamaları farklılaşabilir; örneğin BM Sekretaryasının çalışma dilleri İngilizce ve Fransızcadır.
Bu çok dilli yapıda çeviri, katılımcıların görüşleri takip edebilmesini ve tartışmalara katılabilmesini destekler. Ortak bir karar arayışının temelinde, önce ne söylendiğinin anlaşılması vardır.
Konuşma sürerken anlamı aktarmak
BM’de konferans çevirmenleri, altı resmî dilde yapılan konuşmaların diğer resmî dillere eş zamanlı aktarılmasını sağlar. Bu çalışma; farklı aksanları, konuşma hızlarını, kültürel göndermeleri ve uzmanlık terimlerini anlayabilmeyi gerektirir. Dünya gündemine ve kurumun işleyişine hâkimiyet de mesleğin önemli bir parçasıdır.
Bir konuşmacı bir öneriyi destekliyor, belirli koşullara bağlıyor veya o öneriye itiraz ediyor olabilir. Dinleyicinin bu ayrımı kendi dilinde de doğru duyabilmesi gerekir.
Bu nedenle sözlü çevirmenin sorumluluğu, konuşmacının mesajını kendi değerlendirmesini katmadan aktarabilmektir. Dinleyicinin duyduğu cümle akıcı olmalı; aynı zamanda konuşmacının ne söylediğini ve hangi vurguyla söylediğini korumalıdır.
Belgelerde korunan anlam, kurumsal hafızaya dönüşür
Yazılı çevirmenlerin çalışmaları ise kararlar, raporlar ve toplantıları destekleyen belgeler üzerinden ilerler. BM’de çevrilen metinler; barış ve güvenlikten ekonomik kalkınmaya, insan haklarından bilimsel ve teknik konulara kadar geniş bir alanı kapsar. Bu çeviriler, kurumun faaliyetlerinin kayda geçirilmesine ve farklı dillerde erişilebilir olmasına katkı sağlar.
Bir metinde “önerilmektedir”, “kabul edilmiştir” ve “uygulanacaktır” ifadeleri birbirinin yerine kullanılamaz. Her biri kararın veya eylemin farklı bir aşamasını anlatır. Çeviride bu ayrımların korunması, okuyucunun belgenin kapsamını doğru değerlendirebilmesi açısından önemlidir.
Diplomatik metinlerde bazen bir ifade özellikle temkinli kurulabilir. Çevirmenin görevi, bu ifadeyi kendi yorumuyla daha kesin ya da daha güçlü hâle getirmek değildir. Kaynağın anlamını, tonunu ve nüanslarını hedef dilde korumaktır.
Bir metnin arkasında bir ekip vardır
BM’de dil hizmetleri; sözlü ve yazılı çevirmenlerin yanı sıra editörleri, terminologları, tutanak hazırlayan uzmanları, düzeltmenleri ve yayına hazırlama ekiplerini de kapsar.
Editörler, belgelerin açık, tutarlı ve çeviriye uygun olmasına katkıda bulunur. Metindeki belirsizliklerin veya hataların farklı dil sürümlerine taşınmaması için yazarlarla ve diğer dil uzmanlarıyla birlikte çalışırlar. Böylece kalite, metnin hazırlanmasından yayımlanmasına uzanan ortak bir sorumluluğa dönüşür.
Terminoloji çalışmaları da bu sürecin önemli bir parçasıdır. BM’nin kamuya açık çok dilli terminoloji veri tabanı UNTERM, kurumun çalışma alanlarıyla ilgili terim ve adlandırmaları bir araya getirir. Dil profesyonelleri ve araştırmacılar için başvurulabilecek kaynaklardan biridir.
Beyaz perdede bir BM çevirmeni: The Interpreter
Bu Birleşmiş Milletler Günü’nde konuyu sinemayla buluşturmak isteyenlere The Interpreter filmini öneriyoruz.
Sydney Pollack’ın yönettiği, Nicole Kidman ve Sean Penn’in başrollerini paylaştığı 2005 yapımı film; BM’de çalışan çevirmen Silvia Broome’un bir suikast planına ilişkin konuşmaya kulak misafiri olmasıyla gelişen olayları anlatıyor.
Filmin içerikle bağını güçlendiren bir ayrıntı da bazı sahnelerinin New York’taki gerçek BM Genel Merkezi’nde çekilmiş olması. Genel Kurul Salonu da kullanılan mekânlar arasında yer alıyor.
Politik gerilim türündeki bu kurgu, çevirmenlik mesleğinin sinemada nasıl temsil edildiğini tartışmak için ilgi çekici bir başlangıç sunuyor. İzlerken karakterin dil bilgisine, duyduğu sözlerin bağlamına ve mesleki rolüyle kişisel geçmişi arasındaki ilişkiye dikkat edebilirsiniz.
Anlaşılmayı mümkün kılan emeği hatırlamak
Çeviri, görüş ayrılıklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak bu görüşlerin doğru anlaşılmasına, tartışılmasına ve kayıt altına alınmasına katkı sağlar.
Dijital Tercüme olarak çevirinin değerini, insanların ve kurumların birbirini doğru anlamasına sunduğu katkıda görüyoruz. 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü’nde, farklı diller arasında iletişimi sürdüren tüm dil profesyonellerinin emeğini saygıyla anıyoruz.
Dünya konuşurken, o sözlerin anlaşılmasını sağlayanları da hatırlayalım.