Türkiye’ye Yatırım Yapmak İçin Birkaç Sebep

  1. Genç nüfus ve genç iş gücü

Türkiye, 80 milyonluk nüfusunun yaklaşık yarısının 31,7 yaşından genç olmasıyla genç işgücüne erişim konusunda tüm Avrupa ülkelerinden önde geliyor. Toplam genç nüfus açısından da Türkiye, yine bu sıralamanın en üstünde yer alıyor. 2016 verilerine göre bu genç nüfustan her yıl yaklaşık 800.000 insan üniversite eğitimini tamamlayarak standart iş gücünü nitelikli iş gücü ile destekliyor.

  • “Genç” pazarlar

Türkiye yakın dönemde Avrupa ve Amerika kıtalarında bugün bir stabilite düzeyi seyreden birçok pazarın yeni yeni doğduğu, sıkı sıkıya rekabet henüz başlamadığı için kilit noktalara yatırımcıları adeta davet eden bir sahne. Bu durum, bilişim, enerji ve teknoloji gibi sektörler ve pazarlarda yatırım yapıp faaliyet göstermek isteyen yatırımcılar için eşi benzeri bulunmaz bir fırsat.

  • Konum

Yalnızca kendi bünyesindeki yatırım fırsatları ile değil, Rus, Ortadoğu ve Uzakdoğu, hatta batı limanları aracılığıyla Akdeniz pazarlarına açılmak isteyen yatırımcılar için de Türkiye özel konumuyla adeta bir merkez niteliği taşıyor. 2017 verilerine göre Türkiye’nin çevre pazarlarındaki tüketici sayısı 1.6 milyar. Bu ülkelerin toplam gayri safi yurtiçi hasıla değeri ise yaklaşık 25 trilyon dolar. Türkiye böylelikle sadece Türk tüketicilere mal ve hizmet sağlayacak yatırımcılara kucak açmakla kalmıyor, aynı zamanda bir köprü rolü de üstleniyor.

  • Yabancı yatırımcıya sunulan kolaylıklar

Dünya Bankası’nın 2018 İş Yapma Raporu’na göre Türkiye’de bir yabancı yatırımcının işletme kurması, ortalama yalnızca 6.5 iş gününü alıyor. Kurumlar gelir vergisi ise %20 oranına düşürülmüş durumda. Teknoloji gelişim bölgeleri, sanayi bölgeleri ve serbest bölgeler gibi faaliyet alanlarında ise bu vergiden tamamen veya kısmi muafiyet sağlanabiliyor. Bu olanaklara ilaveten araştırma desteği gibi teşvikler de yatırımcılara ulaştırılabiliyor. Devletin tesis ettiği esnek faiz prosedürleri de yine yabancı yatırımcının işine yarayan bir öğe olarak bu olanaklar yelpazesinde yerini alıyor. Türkiye’de bugün yaklaşık 58 bin yabancı işletme bulunuyor.

Şirketinizin bir kolunu Türkiye’ye uzatarak aldığınız riski nasıl minimuma indirebilirsiniz? 

Dünyanın birçok pazarında olduğu gibi, Türkiye pazarının müşterileri de onlarda güven yaratmayan ürünler ile hizmetlere karşı soğuk davranacak, bunun sonucunda bir risk altına girmiş sağlayıcının eli boş kalacaktır. Benzer şekilde, açıldığı pazarın müşterisini iyi tanıyan bir şirket, emeğinin ve çabasının karşılığını alacaktır. Bu durumun örnekleri yalnızca Türkiye pazarında değil, ulusal pazarlarda da defalarca görülmüştür.

Örneklerin arasında Türkiye pazarında oldukça üst düzey bir başarı yakalamış Apple veya Microsoft gibi şirketlerin Türkiye’deki yüzlerini nasıl oluşturduklarına baktığımızda bu büyük isimlerin, yüzlerini açıldıkları pazarın müşterilerinde güven duygusu uyandıracak biçimde yaratmış olduklarını görebiliriz. Müşteride güven duygusu yaratmak ise karşısında duran ürünün veya hizmetin onun ihtiyaçlarına göre şekillendirildiğini ifade edebilmekten geçer. Bu ifade gücü müşteriyi anlayanların, hatta müşterinin konuştuğu dili konuşup, onunla aynı havayı soluyanların ve kendileri de birer potansiyel müşteri olduklarından diğer müşterilerin ne istediğini, neyden hoşlandığını bilenlerin elinden çıkar.

Görülebilecek örneklerin hiçbirinde aksi bir durum söz konusu değildir. Müşteri hiçbir örnekte onun konuştuğu dili konuşanların emeğini ve çabasını karşılıksız bırakmamıştır. Burada dili konuşmaktan kastedilen yalnızca Türkçe konuşmak değildir. Bu bağlamda Türkçe, ana dili Türkçe olanların isteklerini, dertlerini ve huylarını bilebilmektir. Bu da ancak pazarı iyi tanıyan bir yapı ile birlikte yola çıkmakla mümkün olabilir.

Gelgelelim, yalnızca pazarı ve pazarın dilini iyi tanımakla iş bitmez. Bilgiye sahip olmak kadar, bilgiyi yansıtabilmek ve eylem içerisinde kullanılabilir hala getirmek de hayati önem taşır. Bilgi ile bilgiyi kullanabilme yetisi de, çağın gereklerine uyum sağlayabilen, yerel pazarı tanıdığı kadar dünyayı da tanıyan bir çeviri şirketi ile olanaklıdır. Aldığınız riskten alnınızın akıyla çıkabilmek için dünyayı, ülkesini ve tecrübesini cebinde tek bir potada eritebilmiş bir çeviri şirketi, çantanızdan eksik olmaması gereken önemli bir parçadır.

Yerelleştirme ilgili detaylı bilgi verdiğimiz yazılarımıza aşağıdaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz:

https://www.dijitaltercume.com/blog/dijital-tercumede-lokalizasyon-yerellestirme/