Web sitesi, broşür, haber bülteni, dergi, poster, tabela, tur planı, sözleşme, taahhütname gibi farklı metin türlerinin hedef kitleye uygun biçimde çevrilmesidir.
Yeni bir buluş, akıllı pazarlama, doğru zamanlama, iyi yatırım. Fakat çevirmenler olarak satır altlarını okumaya düşkün olduğumuz için olsa gerek haberlerde gördüğüm küresel bir algı farklılığının altını çizmek istiyorum:
“Maske, farklı diller arasında teklifsiz konuşmada iletişime yardımcı oluyor, basit komutların çok dilli aktarımında destekçi veya bahsi geçen 8 dildeki dil engellerini aşmakta başarılı” demiyor; çeviri yapan maske diyor.
“Çeviri” kelimesine bakışta bir dönüm noktasında mıyız?
Maskelerin zorunlu olması ve hayatımızda yer edinmeye başlamasıyla maskelerin daha işlevsel hâle gelmeleri için çeşitli araştırmalar yapılmaya başlandı. Bunun en güzel örneklerinden biri olan ve Japonya’da üretilen C-Mask, teknolojik bir maske olarak karşımıza çıkıyor. Geliştirilme amacı ise farklı birçok dile anlık çeviri yapabilmesidir.
Hukuk çeviri sürecini, yabancı dildeki kelimelerin Türkçe karşılıklarını yerine yerleştirdiğiniz bir yapboz oyununa benzetebilirsiniz. Oysa işin içinde çok farklı dinamikler vardır.
Dil edinci, çeviri etkinliği için gereken yetkinliklerin en başında gelir. Bunu takip eden kültür bilgisi, metin türü bilgisi, alan uzmalığı, araştırma becerileri gibi yetkinlikler dil edinci tam olarak sağlandıktan sonra önem kazanır. Bu nedenle çevirmenin dil bilgisini geliştirmesi ve her daim güncel tutması gerekir.
Bir çeviri işletmesini öne çıkaracak en önemli unsur verdiği çeviri hizmetinde izlediği kalite güvence adımları ve bu adımları nasıl uyguladığıdır. Stajyerimiz Barış Tirimoğulları’nın kaleminden bir çeviri işletmesinin kalite güvencesi sürecinde neler yaptıklarını okuyup detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Kaynak dilin ve hedef dilin bulunduğu bağlamda çevirmen tam da bahsi geçen köprü görevini üstlenir. Ne kadar sıkı durursa, iki dil arasındaki geçiş o kadar sağlıklı gerçekleşir…
Stajyerimiz Abdurrahman Eroğlu’nun kaleminden, keyifli okumalar dileriz.
1961’de Amerika’daki büyük indirimler alışveriş çılgınlığına, o da yarattığı izdiham sebebiyle hayatın durmasına sebep olduğundan tarihe “kara” bir leke olarak geçmiş ve gazeteler “Kara Cuma” olarak manşet atmışlardır. Fakat Black Friday kalıbı ülkemizde ya çevrilmeden ya da önüne olumlu sıfatlar alarak yerelleştirilmektedir. Neden mi?
Uluslararası şirketlerin büyük kampanya çıkışları yapmadan ya da reklam hazırlamadan önce çeviri ve yerelleştirme açısından dikkat etmeleri gerekenleri şu başlıklarda topladık:
Havaların güzelleşmesiyle bir anda kendinizi sokaklarda gezerken bulmuş olabilirsiniz ya da bunu hayal ediyor da olabilirsiniz.
Ama mecbur değilseniz gelin bir süre daha evde kalalım, online müzeleri gezelim ve müzeler haftasını birlikte kutlayalım.